Çalışma Arkadaşlarımız ›
Vizyon & Misyon ›
Sterilizasyon & Dezenfektasyon ›
Randevuya Gelirken ›
emident_logo dental_turizm
telefon
slogan
Duyurular
 

Emident
Yeni Web Sitesi İle Yayında...

 

Kliniğimiz İSO 9001:2008 Belgelidir.

 
  Sık Sorulan Sorular
 

İmplant Nedir?

Diş Beyazlatma Nasıl Yapılır?

Zirkonyum Diş Nedir?

Bebeğimin Ağız-Diş Bakımı

  Anlaşmalı Kurumlar
 

Tuskon Üyeleri

Marifed Üyeleri

Bişad Üyeleri

İTO Üyeleri

Akbank Çalışan ve Emeklileri

Halkbank

Ziraat Bankası

Finansbank

İşbankası

Yapikredi

Kuveytturk

Türkfinans Katılım Bankası

BankAsya

Aksigorta

THY

Şişli Belediyesi

TBMM

TOBB

Fatih Kolejleri

Fusem

Fatih üniversitesi

Bilgi Üniversitesi

Ufuk Kolejleri

Doğa Kolejleri

Boğazhisar Koleji

Tuzder

Kimse Yokmu Derneği

Yıldız Teknik Üniversitesi

İstanbul Teknik Üniversitesi

BJK koleji

Özel sağlık sigortaları ...

 
  Emident TV



 
videolar
 
       
facebook twitter youtube likedin likedin

S.S.S

İmplant Nedir?

İmplant Nedir?

Dental  implantların amacı;  kaybedilen dişlerin  yerine yenisini yapay olarak yerleştirmektir.  İmplantlar diş kökü görevi gören titantumdan vidalardır. Üzerine sabit ya da hareketli olmak üzere iki tip protez yapılır.

İmplantların bir diğer tipi de dental implantlardır. Doğal dişler kaybedildiği zaman çene kemiği ve dişeti içerisine dişlerin köklerinin yerini alacak yapay aygıtlar koyulur. Dişler bu yeni kökler üzerine sabitlenir. Dental implantlar dişlerini kaybetmiş insanların gülmesini, konuşmasını, iyi ve rahat şekilde çiğnemesini ve estetik bir görünüme sahip olmalarını sağlar.

Günümüzde implantın, üzerinde en çok çalışılacak olan diş tedavi şekli olduğu anlaşılmaktadır. Doğru teşhis, yeterli bilgi, tecrübe ve ekipmanla uygulandığında diş implantı, hasta ve hekim açısından başarılı sonuçlar verebilen bir tedavi şeklidir.


diş implantı nedir

Normalde eksik her dişin olduğu bölgeye yirmi yaş dişleri hariç implant yerleştirmesi yapılabilir. Tek diş veya iki diş eksikliklerinde o bölge kadar implant yerleştirilir. Ancak implantın maliyetinin göz önüne alındığı durumlarda üç diş eksikliğinde iki implant, beş diş eksikliğinde üç implant yada tamamen dişsiz çenede 6-8 arası implant ile hastanın sabit dişleri yapılabilir.

İmplant tedavilerde sıklıkla sorulan sorulardan bir tanesi İmplant yerleştirilirken acı duyar mıyım sorudur. İmplant lokal anestezi kullanarak yapıldığı için operasyon sırasında hiçbir ağrı duyulmamaktadır. Ağrı duyulmadığı için hasta ne kadar rahatsa diş hekimi de o kadar rahat çalışabilmektedir. Bazı durumlarda ise hasta uyutularak genel anestezi tercih edilebilir. Hastanın vücut sistemik yapısı uygunsa, klinik şartları uygunda, anestezi uzamanı ve ekibiyle hastaya genel anestezi altında da implant yapılabilir. Ancak hastaların büyük bir kısmına hastaları uyutmadan lokal anestezi altında implant yapılmaktadır. Operasyon sırasında herhangi bir ağrı sızı söz konusu değildir. 

Diş Beyazlatma Nasıl Yapılır?

Beyazlatma işleminden sonra dişlerin kanalları çok açık olmuş olduğu için beyazlaşmaya çok elverişli olduğu gibi koyulaşmaya ve siyahlaşmaya da çok elverişlidir. Bu nedenle beyazlatma sonrasında 1 ay kadar boyayıcı gıdalardan uzak durulması gerekir. Renkli meyveler, kahve, çay, kola gibi renkli içecekler bu gıdalardan bazılarıdır.

Diş beyazlatmanın bilinen hiçbir yan etkisi yoktur. Sadece bazı hastalarda ilk 24-48 saat süresince soğuğa karşı bir hassasiyet hissedilir, bu durumda da gerekli macunlar verilerek bu sıkıntının üstesinden gelinir.

Beyazlatma diş yapısında oluşan renkli inorganik ve organik bileşenlerin çeşitli kimyasallarla giderilmesi işlemidir. Bu işlemin yapılma nedeni, hastaların dişlerinin şekillerinden, diziliminden memnun oldukları ama renk tonundan memnun olmadıklarındandır. Bu sistem evde hasta tarafından uygulanan ve klinikte hekim tarafından uygulanan şekliyle iki çeşittir.
 

Zirkonyum Diş Nedir? 

Hekim hastanın isteğine göre mumdan dişler hazırlar, mum dişleri hastanın ağzında dener, gülüşün tasarımını mum üzerinde şekillendirir. Bundan sonra dişler bilgisayar ortamında okutularak, içinde metal olmayan tamamen kişinin kendi dişi gibi görünen dişler kişinin ağız yapısına uygun olarak hazırlanır.

 

Bebeğimin Ağız-Diş Bakımı
Soru:
İlk diş hekimi ziyareti hangi yaşta olmalı?
Cevap: İlk yaş günü veya ilk dişinin çıkması ile ilk diş hekimi ziyaretinin yapılması gerekmektedir. Unutmayın ki erken teşhis ileride görülebilecek sorunların önlenmesinde en önemli basamaktır. İlk diş hekimi ziyaretinin hangi yaşta yapılması konusunda aileler, çocuk doktorları ve diş hekimleri farklı görüştedirler. Birçok diş hekimi ailelere çocuklarını bütün süt dişleri ağızda görülünce (yaklaşık 2-3 yaşlarında) diş hekimine getirmeleri gerektiğini söylemektedir. Hatta bazı diş hekimleri 6 yaşına kadar beklenilmesi gerektiğini düşünmektedirler. Fakat bu kadar uzun süre beklenmesi çocuklarda ağız-diş sağlığı sorunlarının daha ciddi boyutlarda görülmesine sebep olabilmektedir.AAPD (American Academy of Pediatric Dentistry); ilk süt dişinin çıkması ile yani ilk 6-9 aylık dönemde veya çocuğun ilk doğum gününden önce mutlaka diş hekimi (Pedodontist) muayenesinin yapılması gerektiğini belirtmiştir. Bu ilk muayenede aileler bebeğin ağız ve diş bakımı konusunda bilinçlendirilir ve çocukta erken dönemde tespit edilebilecek sorunlar değerlendirilir. İlk muayenede genellikle bebek annesinin dizlerine yatırılarak gözle ağız içi muayenesi yapılır. Çocuğun beslenme alışkanlıkları, diş gelişimi ve çürük açısından riskli grupta olup olmadığı bu seansta tespit edilir ve çocuğun mevcut durumuna göre bir sonraki diş hekimi ziyaret zamanı tespit edilir. Pedodontist ayrıca bebeğin ağız ve diş gelişiminin normal olup olmadığını değerlendirerek çocuğun kayıtlarını tutar. Ayrıca bebeğinizin Fluor ihtiyacı olup olmadığının değerlendirmesine de bu ilk ziyarette karar verilir. Bebeğin parmak emme, yalancı emzik, biberon kullanımı gibi alışkanlıkları da bu seansta değerlendirilerek aileler alışkanlıkların değiştirilmesi konusunda bilinçlendirilir.

Soru: Neden bu kadar erken? Bu yaşta bebeğimin ne gibi bir diş sorunu olabilir ki?
Cevap: Erken yaşta çocuğunuzun bir pedodontist veya diş hekimine getirilmesindeki en önemli sebep tüm hayatı boyunca devam edecek olan koruyucu diş hekimliği uygulamalarının bu yaşlarda başlamasının sebebidir. Diş sorunları erken dönemde başlar. En sık görülen sorun; “Erken Dönem Çocukluk Çürüğü” (Biberon Çürüğü) denilen çok hızlı ilerleyen ve yıkıcı bir diş çürüğüdür. Çocuğunuz özellikle biberonla besleniyor veya düzensiz öğün alıyorsa bu çürük şekli açısından risk altında olabilir. İlk ziyaret ne kadar erken olursa diş sorunlarını önlemek o kadar kolay olur. Unutmayın ki sağlıklı dişlere sahip çocuklarınız gıdaları iyi çiğneyebilir, harfleri düzgün çıkartabilir ve güvenle gülebilirler.

Soru: Çocuğumu Biberon Çürüğünden nasıl koruyabilirim?
Cevap: Çocuğunuz bir yaşına girdikten sonra onu biberonla değil bardaktan içmesi konusunda bilinçlendirin. Özellikle uyku esnasında çocuğun biberonla uyuması sütün/meyve suyunun dişler üzerine göllenmesine ve de uyku sırasında tükürük akışı hemen hemen durduğu için dişler yıkanamadığından çürümesine sebep olur. Uyku da çocuklara biberon içersine süt veya meyva suyu koyulması bu açıdan çok tehlikelidir. Eğer uyurken mutlaka biberonla bir şey verilecekse bu yalnızca su olmalıdır.

Soru: Biberon ile beslenme ne zaman bırakılmalıdır?
Cevap: Çocuğunuz 12-14 aylık olduktan sonra yavaş yavaş biberon alışkanlığı bırakılmalıdır.

Soru: Çocuğum parmak emiyor, bu tehlikeli midir?
Cevap: Bebeklerin 2 yaşına kadar parmak emmeleri gayet normaldir. Eğer 4 yaşına geldiği halde bu alışkanlığını hala sürdürüyorsa çene kemiğinde ve daimi dişlerde ilerde çapraşıklık sorunları (ortodontik problemler) görülebilir. Pedodontistiniz bu alışkanlığın kesilmesi konusunda sizlere yapmanız gerekenler hakkında bilgilendirecektir.

Soru: Bebeğimin dişlerini fırçalamaya hangi yaşta başlamam gerekiyor?
Cevap: Ne kadar erken başlanırsa o kadar iyidir. Doğumdan itibaren bebeğinizin ağzını ve dişetlerini temiz bir bez veya bebekler için özel üretilmiş diş fırçaları ile temizlemeniz iyi olacaktır. Bu hem ağız hijyeni için gerekli hem de süt dişlerini çıkartırken yaşanan sorunların daha hafif atlatılmasına yardım edecektir.

Soru: Dişlerin çıkma zamanları hakkında bilgi verebilirmisiniz?
Cevap: Süt dişlerinin sürme zamanları her çocukta farklı olmaktadır. Genel olarak ilk süt dişi 6-9 ay içersinde alt ön keser dişin sürmesi ile başlar ve 2.5-3 yaşlarında süt azı dişlerinin sürmesi ile sonlanır. Bu dönemlerde dişetlerinde kızarıklık ve şişliklerin olması çok doğaldır. Diş sürmesinden önce bebeğinizin ateşi çıkabilir, tükürük akışı artabilir ve huzursuz olabilir. Bu sıkıntıları rahat atlatabilmek için diş kaşınmasında kullanılan dişlikler, soğuk kaşık veya soğuk ve ıslak bir bez ile dişetlerinin silinmesi çocuğunuzu rahatlatacaktır.

Soru: İlk diş hekimi ziyareti hangi yaşta olmalı?
Cevap: İlk yaş günü veya ilk dişinin çıkması ile ilk diş hekimi ziyaretinin yapılması gerekmektedir. Unutmayın ki erken teşhis ileride görülebilecek sorunların önlenmesinde en önemli basamaktır. İlk diş hekimi ziyaretinin hangi yaşta yapılması konusunda aileler, çocuk doktorları ve diş hekimleri farklı görüştedirler. Birçok diş hekimi ailelere çocuklarını bütün süt dişleri ağızda görülünce (yaklaşık 2-3 yaşlarında) diş hekimine getirmeleri gerektiğini söylemektedir. Hatta bazı diş hekimleri 6 yaşına kadar beklenilmesi gerektiğini düşünmektedirler. Fakat bu kadar uzun süre beklenmesi çocuklarda ağız-diş sağlığı sorunlarının daha ciddi boyutlarda görülmesine sebep olabilmektedir. AAPD (American Academy of Pediatric Dentistry); ilk süt dişinin çıkması ile yani ilk 6-9 aylık dönemde veya çocuğun ilk doğum gününden önce mutlaka diş hekimi (Pedodontist) muayenesinin yapılması gerektiğini belirtmiştir. Bu ilk muayenede aileler bebeğin ağız ve diş bakımı konusunda bilinçlendirilir ve çocukta erken dönemde tespit edilebilecek sorunlar değerlendirilir. İlk muayenede genellikle bebek annesinin dizlerine yatırılarak gözle ağız içi muayenesi yapılır. Çocuğun beslenme alışkanlıkları, diş gelişimi ve çürük açısından riskli grupta olup olmadığı bu seansta tespit edilir ve çocuğun mevcut durumuna göre bir sonraki diş hekimi ziyaret zamanı tespit edilir. Pedodontist ayrıca bebeğin ağız ve diş gelişiminin normal olup olmadığını değerlendirerek çocuğun kayıtlarını tutar. Ayrıca bebeğinizin Fluor ihtiyacı olup olmadığının değerlendirmesine de bu ilk ziyarette karar verilir. Bebeğin parmak emme, yalancı emzik, biberon kullanımı gibi alışkanlıkları da bu seansta değerlendirilerek aileler alışkanlıkların değiştirilmesi konusunda bilinçlendirilir.

Soru: Neden bu kadar erken? Bu yaşta bebeğimin ne gibi bir diş sorunu olabilir ki?
Cevap: Erken yaşta çocuğunuzun bir pedodontist veya diş hekimine getirilmesindeki en önemli sebep tüm hayatı boyunca devam edecek olan koruyucu diş hekimliği uygulamalarının bu yaşlarda başlamasının sebebidir. Diş sorunları erken dönemde başlar. En sık görülen sorun; “Erken Dönem Çocukluk Çürüğü” (Biberon Çürüğü) denilen çok hızlı ilerleyen ve yıkıcı bir diş çürüğüdür. Çocuğunuz özellikle biberonla besleniyor veya düzensiz öğün alıyorsa bu çürük şekli açısından risk altında olabilir. İlk ziyaret ne kadar erken olursa diş sorunlarını önlemek o kadar kolay olur. Unutmayın ki sağlıklı dişlere sahip çocuklarınız gıdaları iyi çiğneyebilir, harfleri düzgün çıkartabilir ve güvenle gülebilirler.

Soru: Çocuğumu Biberon Çürüğünden nasıl koruyabilirim?
Cevap: Çocuğunuz bir yaşına girdikten sonra onu biberonla değil bardaktan içmesi konusunda bilinçlendirin. Özellikle uyku esnasında çocuğun biberonla uyuması sütün/meyve suyunun dişler üzerine göllenmesine ve de uyku sırasında tükürük akışı hemen hemen durduğu için dişler yıkanamadığından çürümesine sebep olur. Uyku da çocuklara biberon içersine süt veya meyva suyu koyulması bu açıdan çok tehlikelidir. Eğer uyurken mutlaka biberonla bir şey verilecekse bu yalnızca su olmalıdır.

Soru: Biberon ile beslenme ne zaman bırakılmalıdır?
Cevap: Çocuğunuz 12-14 aylık olduktan sonra yavaş yavaş biberon alışkanlığı bırakılmalıdır.

Soru:
Çocuğum parmak emiyor, bu tehlikeli midir?
Cevap: Bebeklerin 2 yaşına kadar parmak emmeleri gayet normaldir. Eğer 4 yaşına geldiği halde bu alışkanlığını hala sürdürüyorsa çene kemiğinde ve daimi dişlerde ilerde çapraşıklık sorunları (ortodontik problemler) görülebilir. Pedodontistiniz bu alışkanlığın kesilmesi konusunda sizlere yapmanız gerekenler hakkında bilgilendirecektir.

Soru: Bebeğimin dişlerini fırçalamaya hangi yaşta başlamam gerekiyor?
Cevap: Ne kadar erken başlanırsa o kadar iyidir. Doğumdan itibaren bebeğinizin ağzını ve dişetlerini temiz bir bez veya bebekler için özel üretilmiş diş fırçaları ile temizlemeniz iyi olacaktır. Bu hem ağız hijyeni için gerekli hem de süt dişlerini çıkartırken yaşanan sorunların daha hafif atlatılmasına yardım edecektir.

Soru: Dişlerin çıkma zamanları hakkında bilgi verebilirmisiniz?
Cevap: Süt dişlerinin sürme zamanları her çocukta farklı olmaktadır. Genel olarak ilk süt dişi 6-9 ay içersinde alt ön keser dişin sürmesi ile başlar ve 2.5-3 yaşlarında süt azı dişlerinin sürmesi ile sonlanır. Bu dönemlerde dişetlerinde kızarıklık ve şişliklerin olması çok doğaldır. Diş sürmesinden önce bebeğinizin ateşi çıkabilir, tükürük akışı artabilir ve huzursuz olabilir. Bu sıkıntıları rahat atlatabilmek için diş kaşınmasında kullanılan dişlikler, soğuk kaşık veya soğuk ve ıslak bir bez ile dişetlerinin silinmesi çocuğunuzu rahatlatacaktır.

Diş sağlığımız için nasıl beslenmeliyiz?

Diş sağlığı için zararlı olarak nitelendirilen gıda maddeleri şekerli ve asitli gıdalar ile dişler üzerine yapışıp kalan kolay temizlenemeyen maddelerdir.  

Diş sağlığı için önerilen beslenme şekli:


    Şekerli, yapışkan ya da asitli gıdalar 3 ana öğün içinde tüketilmelidir.
    Öğün aralarında elma, havuç gibi sert dişleri temizleyip dişetine masaj yapacak gıdalar yenmelidir.
    Şekerli yapışkan gıda yendikten sonra dişlerin fırçalanması mümkün değilse ağız su ile çalkalamalı ya da bir bardak su içilmelidir.

Diş dostu olarak kabul edebileceğimiz gıda maddeleri nelerdir?

    Diş dostu olarak kabul edilen gıda maddelerin başında protein bulunur.
    Vücudumuzun temel yapı taşını oluşturan bu maddeler hem dişlerin gelişimi sırasında hem de dişler sürdükten sonra diş sağlığı açısından da mutlaka tüketilmesi gereken gıda maddeleridir.
    Yüksek protein içeriğinin yanı sıra diş sağlığındaki önemi açısından peynir özellikle şekerli gıda tüketimi sonrası şiddetle tavsiye edilir.
    Rafine edilmemiş hububat (beyaz undan yapılmış ekmek yerine kepekli esmer ekmek) diş sağlığı açısından tercih edilmelidir.
    Ayrıca maydanoz ve balık içerdikleri flor nedeniyle sıklıkla tavsiye edilir.
  

AĞIZ BAKIMI

Ağız bakımında neler, nasıl kullanılmalıdır?

    Diş fırçası: İyi bir diş fırçası baş tarafı kısa, düz saplı ve orta sert naylon kıllardan üretilmiş olmalıdır. Elektrikli diş fırçalarının dişleri daha iyi fırçaladığını söylemek her koşulda doğru olmaz.
    Diş macunu:  Diş fırçasının mekanik fırçalamasının etkisini arttırır. Burada çok sık sorulan bir soruya da cevap vermek gerekiyor.  Bize göre ‘’en iyi’’ ya da ‘’ideal’’ bir diş fırçası yoktur.  Özel bir macun önerisinin gerekli olmadığı koşullarda en iyi diş macunu size diş fırçalamayı bir zevk haline getiren, tadı ve kokusu hoşunuza giden diş macunudur. Flour konsantrasyonu yüksek, anti bakteriyel ajanlar içeren, diş beyazlatıcı asitler içeren macunlar bulunmaktadır.
    Diş ipleri: Diş fırçasının tam temizleyemediği diş ara yüzeylerini temizlemekte kullanılır.
    Ağız Gargaraları: İçerdikleri maddelere göre ağızda (özellikle fırçanın ulaşamadığı yerlerde) bulunan mikroorganizmaların aktivasyonunu engeller. Ağızda mevcut bakteri sayısını azaltır ve buna bağlı olarak ağız kokusunu ortadan kaldırırlar ancak unutmayın ağzı çalkalamak bakteri plağını yerinden oynatmaz. Ağız gargaraları diş fırçalamanın ve diş ipi kullanımının yerini tutamaz, sadece bir artı koruma ve bakım yöntemidir.
    Diş arası fırçaları: Diş araları ile köprü altlarını temizlemekte kullanılan özel yapılı fırçalardır.


Ağız bakımı ürünlerini nasıl seçmeliyim?


Piyasada çok çeşitli ve cazip kılınan pek çok ürün olması sizi şaşırtabilir. Seçim yaparken onaylanmış ve diş hekiminizin tavsiye ettiği ürünleri satın almaya dikkat etmelisiniz.
Bir diş fırçasını ne kadar süreyle kullanabilirim?

Genelde 6 ay kullanılabilir. Diş fırçasının bozulduğunu kıl demetlerinin birbirinden ayrılmasından, dağılmasından ve eğilmesinden anlayabilirsiniz. Sert kıllı fırçalar dişlerinize ve diş etlerinize zarar verebilir. Aksi tavsiye edilmedikçe orta sert fırçalar tercih edilmelidir.

En doğru diş fırçalama tekniği hangisidir?


Doğru bir fırçalama için;


Dişlerin ön, arka ve çiğneme olmak üzere fırçalanması gereken 3 yüzeyin olduğu bilinmelidir.

Öncelikle 45 derecelik bir açıyla dişe yaklaştırılmalı, dişin dişetiyle birleştiği yere yerleştirilmelidir.

Dairesel hareketlerle dişlerin ön yüzeyleri her bir diş için 10 sn süre ile fırçalanmalıdır.

Fırça yüzeyinin 2 diş genişliğinde olduğu unutulmamalıdır.

Arka yüzeyler diş etinden dişe doğru tek yönlü süpürme hareketiyle temizlenmeli

Özellikle ön dişlerin iç yüzeyleri dar olduğundan bu bölgelerde fırça dik konumda olmalıdır.

Arka dişlerin girintili çıkıntılı çiğneme yüzeyleri ise; fırça yüzeyi paralel tutularak ileri geri hareketlerle temizlenmelidir.

Unutulmamalıdır ki, bakteri plağı ve yiyecek artıklarının olduğu dişlerin arka yüzleri, arka dişler ve dil de temizlenmelidir. Genellikle sadece ön dişlerin ön yüzeyleri fırçalandığından çürükler daha çok arka bölgelerde oluşmakta; diş taşları ise çok az fırçalanan alt ön bölgede olmaktadır.

Uygun bir teknik kullanılmazsa dişler zarar görür mü?


Evet. Dişler çok sert bir tabaka olan mine ile kaplı olmasına rağmen sadece yanlış bir teknikle uygulayacağınız bir fırçadan bile büyük zarar görebilir. Hem dişin üst kısmında hem de kökü kaplayan tabakada aşınmalara, dişetlerinde de çekilmelere yol açabilir. Bu durumda dişler çürüğe daha yatkın hale gelir. Dişleri aşındıracak kadar büyük bir kuvvetle diş fırçalamaktan kaçınılmalı ve yumuşak hareketlerle oynatılmalıdır.


Ara yüz temizleyicileri ne işe yarar?

Diş fırçasının ulaşamadığı yerlerde dişler arasındaki ve dişetinin altındaki artıkları temizlemek için kullanılır. Bu alışkanlığa sahip değilseniz başlamak için geç kalmış sayılmazsınız.


Diş ipi kullanırken şu noktalara dikkat etmelisiniz:

İlk kullanımda kolay kullanım amacıyla mumlu ve naneli diş ipleri tercih edilir. Ayrıca florlu diş ipleri de tercih edilebilir.

Diş ipi her iki elimizin işaret parmağına dolanarak ve başparmağımızın yardımıyla kullanılır.

Diş ipini dişlerinizin arasından yavaş hareketlerle ve kontrollü olarak geçirin. Dişetini yaralayacak sert ve ani hareketlerden kaçınmalısınız.

Dişin üzerinde ipi c harfi çizecek şekilde yukarı aşağı yönde hareket ettirerek ara yüzü temizleyebilirsiniz.

 
Aft nedir?


Aft dilde yumuşak damakta, dudak ve yanakların iç kısımlarında görülen küçük yüzeysel ülserlerdir. Çok ağrılıdırlar ve 5-10 gün sürerler.

Neden olabilecek etkenler arasında stres,travma, asitli yiyecekler gibi lokal tahriş edici maddeler bulunur.


Aft başkasına bulaşır mı?


Hayır. Bölgesel yayılımı veya bir başkasına bulaşması söz konusu değildir.


Tedavi:

Tedavi olarak az önce bahsedilen rahatsızlık verici durumların ortadan kaldırılması ve enfeksiyonlardan korunma ile olur. Kenacort-A orabase gibi haricen kullanılan bir kortikostreoid veya pyralvex solusyon gibi ilaçlar tedavide kullanılır. Ayrıca aşırı ağrı duyuluyorsa aft/in üzerine kısa süre için (7-10 dk ) bir adet aspirin koymak faydalı olacaktır.
  

 

Ağız kanserlerinin nedenleri nelerdir?

Ağız kanserlerinin kesin nedeni tam olarak bilinmez. Bununla beraber, tütün ürünleri, alkol ve bazı besinlerindeki kanserojen maddeler ve fazla güneş ışığına kalınması gibi faktörlerin ağız kanseri riskini arttırdığı bulunmuştur.

Ağız kanserlerinin muhtemel belirtileri:

Ağız içinde veya ağız dışında beyaz veya kırmızı alanlar ağız içinde hassas, tahriş olmuş, kabarık veya kalınlaşmış alanların olması, ağızda veya boğazda tekrarlayan kanamalar, seste boğukluk veya boğazda yutulamayan cisim hissi, çiğneme yutma zorluğu, dil ve çene hareketlerinde zorlanma, dil ve ağızda his kaybı, ağız kanseri lezyonları başlangıç döneminde ağrısızdır, kanser ilerleyerek sağlıklı ağız dokularında harabiyet oluşturdukça ağrı şikayeti de başlar. Bu nedenle diş hekimine gidilmesi son derece önemlidir.

Ağız kanseri riskinin azaltılması


Sigara, pipo gibi tütünleri kullanmayınız. Tütün çiğnemeyiniz. Alkol kullanıyorsanız, aşırıya kaçmayınız. Meyve ve sebzeden zengin diyetle besleniniz.

ÇAPRAŞIK DİŞLER

Dişlerdeki çapraşıklıkların nedenleri nedir?

Çocukluk döneminde süt dişlerin değişip, kalıcı dişlerin gelmeye başlanmasıyla pek çok çocukta çapraşıklıklar gözlenir. ‘’Çocuğumun dişleri eğri geldi’’ sözleriyle anne babalar büyük bir endişeyle diş hekimine başvururlar. Bu durumun en büyük nedeni kalıtımdır. Ancak zamanında alınmayan bazı önlemler de çapraşıklara yol açmaktadır. Dişlerdeki çapraşıkların nedenleri ve alınması gereken önlemler kısaca şöyledir.

    Genetik olarak çocukta çene boyutuyla dişlerin genişliklileri arasında uyumsuzluk olması ya da çenelerin gelişmesini olumsuz yönde etkileyen solunum yolu problemleri gibi faktörlerin bulunmasıdır. Çocuğunuzun burun yollarındaki solunumu etkileyen faktörler öncelikle üst çenenin daha sonra da alt çenenin normal büyümesini etkileyerek dişlerin düzgün sıralanmasına engel olurlar. Bu durumda mutlaka uzman bir diş hekiminizi müdahalesi gerekir.
    Dişlerdeki çapraşıkların bir diğer edeni de süt dişlerini normal değişme zamanı gelmeden çekilmesidir. ‘’nasıl olsa yerine yenisi gelecek’’ düşüncesiyle tedavi edilebilir düzeydeki süt dişlerinin çekimi son derece hatalıdır. Çünkü bu dişler altlarından gelecek kalıcı dişlerin yerini koruyarak çapraşıklığı önler. Bir süt dişi zamanından önce çekilirse yandaki dişler çekilen dişin boşluğuna doğru kayar. Alttan gelecek kalıcı dişin süreceği yeri kapatır. Kalıcı diş bulabildiği boşluktan sürmeye çalışır ya da gömülü kalır. Her iki durumda da diş sisteminin dengesi bozulur ve çapraşıklıklar gözlenir.
    Süt dişlerini ara yüzeylerinde görülen çürükler zamanında tedavi edilmezse yandaki dişler çürüyen, kayıp diş dokusu kadar boşluğa kayar. Çapraşıklıkların bir diğer nedeni de budur. İşte bu nedenlerden dolayı süt dişlerinde görülen çürüklerin tedavisi son derece önemlidir.

Dişlerdeki çapraşıklıklar sadece estetik sorun mu yaratır?

Dişlerin düzgün sıralanması sadece estetik açıdan önemli değildir. Dişlerdeki çapraşıklıklar bu bölgelerin temizlenmesi güç olacağından çürüklere, dişeti hastalıklarına ve eklem ağrılarına neden olurlar.

Dişlerdeki çapraşıklıklar her zaman tedavi edilebilir mi?


Çapraşık dişler her yaşta değişik tedavi yöntemleriyle ortodonistler tarafından tedavi edilebilmektedir. Ancak bu tür tedaviler oldukça pahalıdır. Bu nedenle çürüyen süt dişlerinin çekiminden çok tedavisi yoluna gitmek daha da önemlisi iyi bir ağız bakımıyla sağlıklı olarak ağızda tutmak en doğru yöntem olacaktır.

 

 
siniflarimiz acil_durum_eylem_plani insan_kaynaklari tavsiye_edin oneri_talep dokumanlar sss iletisim
Polikliniğimiz Doktorun Makaleleri Çalışma Arkadaşlarımız Randevuya Gelirken Öneri / Talep Dökümanlar S.S.S İletişim / Ulaşım
 
     
Dental Turizm ›
Online Kayıt ›
 
Site içerisinde bulunan bilgiler destek sağlamak içindir. Hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi, tanı ve teşhis koyması yerine geçmez. Bu bilgiler hastalıkların tanı ve tedavisinde kullanılmamalıdır.