Çalışma Arkadaşlarımız ›
Vizyon & Misyon ›
Sterilizasyon & Dezenfektasyon ›
Randevuya Gelirken ›
emident_logo dental_turizm
telefon
slogan
Duyurular
 

Emident
Yeni Web Sitesi İle Yayında...

 

Kliniğimiz İSO 9001:2008 Belgelidir.

 
  Sık Sorulan Sorular
 

İmplant Nedir?

Diş Beyazlatma Nasıl Yapılır?

Zirkonyum Diş Nedir?

Bebeğimin Ağız-Diş Bakımı

  Anlaşmalı Kurumlar
 

Tuskon Üyeleri

Marifed Üyeleri

Bişad Üyeleri

İTO Üyeleri

Akbank Çalışan ve Emeklileri

Halkbank

Ziraat Bankası

Finansbank

İşbankası

Yapikredi

Kuveytturk

Türkfinans Katılım Bankası

BankAsya

Aksigorta

THY

Şişli Belediyesi

TBMM

TOBB

Fatih Kolejleri

Fusem

Fatih üniversitesi

Bilgi Üniversitesi

Ufuk Kolejleri

Doğa Kolejleri

Boğazhisar Koleji

Tuzder

Kimse Yokmu Derneği

Yıldız Teknik Üniversitesi

İstanbul Teknik Üniversitesi

BJK koleji

Özel sağlık sigortaları ...

 
  Emident TV



 
videolar
 
       
facebook twitter youtube likedin likedin

Periodontoloji

Periodontoloji, dişleri çevreleyen, dişin tutunmasını sağlayan yumuşak ve sert dokuların hastalıkları ve bunların tedavisi ile ilgilenen bir diş hekimliği dalıdır. Periodontoloji uzmanları kaybedilen dişetinin çeşitli operasyonlarla tekrar kazanılmasını sağlamaya çalışır.

Diş ve diş eti rahatsızlıklarının büyük bir çoğunluğu yetersiz ağız hijyeni sebebiyle meydana gelmektedir. Oysa ki, ağız ve diş sağlığında dişler kadar diş etleri de önemli bir yer tutar. Bu nedenle hastalarımızın tedavilerini gerçekleştirmenin yanı sıra doğru ağız ve diş bakımı konusunda periodontoloji uzmanlarımız tarafından oral hijyen eğitimi de verilmektedir. 

Diş Taşı Temizliği Ve Kök Yüzeyi Düzleştirme Nedir?

Periodontoloji Dişeti hastalıklarının tedavileri arasındaki en yaygın ve koruyucu yöntemdir. Diş taşı temizliğinde tartar ve plak olarak da adlandırılan diş taşlarının uzaklaştırılır. Plak yapışkan bir maddedir ve büyük çoğunluğu bakterilerden oluşur. Plağın zaman içinde sertleşmesi ile diş taşları oluşur. Plak ve diş taşları diş yüzeyine, özellikle de dişeti sınırının altında bulunan kök yüzeyine tutunurlar. Plak pürüzlü yüzeye tutunma eğiliminde olduğundan kök yüzeylerinin düzleştirilmesi gerekir. Bu işlemde tüm diş taşları temizlenir ve kök yüzeyi üzerindeki düzensizlikler giderilir.

Ne Zaman Uygulanır?

Dişeti hastalığına neden olan plak ve diş taşlarının uzaklaştırılması için diş taşı temizliği ve kök yüzeyi düzleştirme işlemleri yapılır. Hastalığın erken dönemlerinde özellikler gingivitiste, durumun kontrol altına alınabilmesi için bu tedavi yeterlidir. Ancak ileri düzeydeki vakalarda bu işlem tedavinin ilk basamağı olabilir.

Hazırlık

Bazı hastalarda bu işlem rahatsızlık verebileceği için, bu hastalarda çalışılacak alana lokal anestezi uygulanabilir

Nasıl Uygulanır?

Diş taşı temizliği ve kök yüzeyi düzleştirmede ultrasonik aletler ve el aletleri kullanılır. Ultrasonik aletler hava basıncı ya da elektrik ile çalışırlar. İki bileşenleri vardır. Birincisi nispeten keskin olmayan metal bir uçtur. Bu uç yüksek frekansta titreşir ve diş üzerindeki plak ve diş taşlarını yüzeyden uzaklaştırır. İkinci bileşen, su ile yıkama sistemidir ki metal ucun çalışırken soğuması ve dişten çıkan artıkların uzaklaştırılmasına yardım eder. El aletleri keskin kenarlara sahiptir ve bu kenarlar dişe yaslanarak diş yüzeyindeki diş taşları uzaklaştırılır.bu el aletlerine scaler ve küret adları verilir. Farklı dişler ve aynı dişin farklı yüzeyleri için çeşitli şekil ve büyüklükte olup, motorlu aletler değildirler.

Öncelikle geniş plak ve diş taşları dişin kuron ve kök yüzeyinden ultrasonik aletler ile uzaklaştırılır. el aletleri kalan tüm materyalin uzaklaştırılması ve kök yüzeylerinin düzleştirilmesi için kullanılır. Diş hekimi dişeti sınırı altında çalışıyorken, plak ya da diş taşlarını göremez. Ancak, kök yüzeyinin pürüzlülüğü onu yönlendirir.

Dişeti hatalığının erken dönemlerinde (gingivitis) ya da daha ileri dişeti hastalığının ağzın bir bölümünde lokalize olduğu durumlarda (lokalize periodontitis) diş taşı temizliği ve kök yüzeyi düzleştirme genellikle tek bir randevuda bitirilir. Hastada periodontitis mevcutsa, tek çenenin bir yarısı tek randevuda tedavi edilir. Bu nedenle tedavi dört seansta tamamlanır.

Tedavi Sonrası Yapılması Gerekenler

Tedaviden iki üç gün sonra kaybolacak sıcak-soğuk hassasiyeti ve hafif ağrı olabilir. Ağrının ortadan kaldırılması için ağrı kesiciler kullanılabilir. Diş taşı temizliği ve kök yüzeyi düzleştirmeden sonra özellikle oral hijyenin sağlanmasını zorlaştırılan ağrı olduğunda antiseptik ağız gargaraları kullanılabilir. Aynı zamanda diş fırçalama ve diş ipi kullanımına da devam etmelisiniz. Diş taşı temizliği ve kök yüzeyi düzleştirmeden sonraki ilk gün hafif düzeyde kanama olabilir.

Riskleri Nelerdir?

Periodontitis tedavisinden sonra dişeti iltihabı azalır ve aynı zamanda bakteri plağının tutunmasına yardımcı olan dişeti cepleri ortadan kalkar. Bu nedenle tedavi başarılı olursa dişetleri çekilir. Dişeti çekilmesi miktarı, dişeti cebinin ilk derinliğine ve periodontitisin derecesine bağlıdır. Başarılı bir tedaviden sonra, hastalığın derecesi ne kadar fazla ise dişeti çekilme miktarı da o kadar fazla olur. Sonuç olarak, diş kökünün bazı bölümleri açığa çıkarak dişin daha uzun görünmesine ve soğuk-sıcağa daha duyarlı olmasına neden olur. Kök yüzeyi çürüklerinden korunmak için iyi bir ağız hijyeni ile diş hekiminiz tarafından önerilen fluorid içerikli bir jeli kullanımı uygun olacaktır.

Genel sağlığınız ile ilgilenen doktorunuz, diş hekimliği tedavilerinden önce antibiyotik kullanmanızı önerdiyse, bunu diştaşı temizliği ve kök yüzeyi düzleştirme işlemlerinden önce diş hekiminize bildirmelisiniz.

Periodontoloji Gingivektomi ve Gingivoplasti Nedir?

Gingivektomi, dişeti dokusunun cerrahi olarak uzaklaştırılması işlemidir. Gingivoplasti ise diş çevresindeki sağlıklı dişeti dokularının şekillendirilmesidir. Bu işlemler diş çevre dokuları ve dişeti hastalıkları konusunda uzmanlaşmış olan periodontistler tarafından gerçekleştirilir.

Nerelerde Kullanılır?

Gingivektomi dişeti hastalığının tedavisi için geliştirilmiş bir tedavidir. Günümüzde aynı zamanda estetik düzenlemeler için de kullanılmaktadır.

Dişeti dokusunun uzaklaştırılması için iki neden vardır. Diş ile dişetleri arasında oluşan dişeti ceplerinin bulunması ilk nedendir. Bu alanlarda yemek artıklarının ve bakteri kolonilerinin birikmesi ile temizleme zorluğu ortaya çıkar. Bu cepler sadece dişeti dokusu içeriyor ise gingivektomi ile uzaklaştırılabilirler.

Bazı durumlarda diş çevresinde çok fazla miktarda dişeti olabilir. Bu da diş ve dişetinin temiz tutulmasını engelleyen bir durumdur. Aynı zamanda kozmetik bir problemdir. Ciddi vakalarda çiğneme ve konuşmayı etkileyecek boyutta olabilmektedir. Epilepsi ilaçlarında olduğu gibi bazı ilaçlar aşırı dişeti büyümelerine neden olabilmektedir. Bazen açık bir neden olmayabilir.

Gingivoplastinin yardımı ile yeniden şekillendirilen dişetleri daha doğal bir görünüme sahip olur. Genetik, hastalık ya da travma nedeni ile şekli bozuk ya da asimetrik dişetleri bu işlem ile düzeltilebilir.
Bu işlem aynı zamanda sadece kozmetik gereksinimler nedeni ile de yapılabilir. Gingivoplasti genellikle tek başına uygulanır. Ancak bazı durumlarda gingivektomiden ya da dişeti sınırında dişetine eklenen greft uygulamasından sonra da uygulanabilmektedir.

Hazırlık

Periodontistiniz işlemden sonra ağız hijyeninin nasıl sağlanması gerektiği konusunda ve uygulanması gereken diğer prosedürler konusunda sizi işlem öncesinde bilgilendirecektir. Varolan dişeti ceplerinden diş taşlarının uzaklaştırılması için diş taşı temizliği ve kök yüzeyi düzleştirme gerekebilir.

Uygulama Nasıl Yapılır?

Gingivektomi ve gingivoplastiler genellikle el aletleri ile yapılır. Ama aynı zamanda elektro cerrahi aletleri, laser ve/veya döner aletler ile de yapılabilmektedir. Açılı kenarları olan özel aletler de periodontist tarafından diş çevresine ulaşabilmek için kullanılır.

Dişetlerinin uyuşturulması için lokal anestezi yapılır. Gingivektomi birkaç dakika sürebileceği gibi bir saat de sürebilir. Sürenin uzunluğu kaldırılacak doku miktarına bağlıdır. Gingivoplastiler ise birkaç dakika sürmektedir.

Tedavi Sonrasında Yapılması Gerekenler

Gingivektomi ve gingivoplasti sonrasında dişetlerinin üzerine onları koruyucu bir tip bandaj yerleştirilir. Bu bandaj işlemden sonra 10 gün boyunca dişetleri üzerinde kalmalıdır. Bandajın diş etlerinizin üzerinde bulunduğu bu 10 gün içinde yumuşak yiyecekler yenmeli, baharatlı ve kıtırlı yiyeceklerden uzak durulmalıdır. Diş hekiminiz ya da periodondistiniz size ağrı kesici ilaç ile klorheksidinli ağız gargarası tavsiye edecektir.

İyileşme periyodu sırasında, ağız içi temiz tutulmalıdır. Cerrahi alan içinde bulunan dişler, dişeti koruyucu bandaj üzerindeyken fırçalanmamalıdır. Ancak geri kalan tüm bölgelerdeki dişler fırçalanmalı ve diş ipi kullanılmalıdır. Bandaj çıkarıldıktan sonra cerrahi alandaki dişlerin çok dikkatli ve yumuşak biçimde fırçalanması gerekir. Bandaj çıkarıldıktan sonraki sürede fırçalama ve diş ipi kullanımı sırasında iyileşme dokularındaki kanama normaldir.

İşlemden 7-10 gün sonra bandaj çıkarılır. Üç ya da dört hafta içerisinde dişetleri normal görünümlerine kavuşur ancak dokunun tam olarak iyileşmesi için iki ya da üç aya ihtiyaç vardır.

Riskleri Nelerdir?

Bu işlemler büyük bir risk taşımamaktadır. Seyrek de olsa kanama olabilir. Enfeksiyon riski de oldukça düşüktür. İlk 24-48 saat içerisinde sızıntı şeklinde kanama görülebilir.

Yumuşak Doku Greftleri

Dişeti hastalığı (periodontal hastalık), fiziksel travma ( sert kıllı diş fırçası ile çok sert ya da çok sık diş fırçalama), dişlerin pozisyonu ve yaşlanma nedeni ile dişeti çekilmeleri görülebilir. Dişeti çekilmesi ciddi boyutta ise diş köklerinin bir kısmı açığa çıkabilir. Bu durum sıcak-soğuk hassasiyeti yapabildiği gibi, kök çürüklerine de neden olabilir. Aynı zamanda görüntü açısından da problem yaratabilir.

Yumuşak doku greftlerinde, ileride oluşabilecek çekilmeler önlemek için daha fazla dişeti dokusu bu bölgelere eklenir. Bu işlemin yardımı ile ortaya çıkmış olan kök yüzeyi örtülenir ve hassasiyet durdurulur. Aynı zamanda dişin görünümü de iyileştirilir. dişetleri çok ince yapıda olan kişilerin dişeti çekilmesi yaşama ihtimali oldukça yüksektir. Bu kişilerde ileride yaşanabilecek sorunu engellemek için yumuşak doku grefti uygulanabilir.

Dişeti Flep Cerrahisi Nedir?

Dişeti flep cerrahisinde dişetleri dişlerden ayrılarak geçici olarak kıvrılır. Böylece diş hekimi diş kökünü ve kemiği görebilir.

Hangi Durumlarda Kullanılır?

Dişeti flep cerrahisinin amacı dişeti hastalığının (periodontitis) tedavi edilmesidir. Bu işlem orta ya da ileri düzeyde dişeti hastalığı olan kişilere tavsiye edilir. Dişeti enfeksiyonu cerrahi olmayan bir yöntem ile ortadan kaldırılamıyor ise dişeti flep cerrahisi kullanılır. Dişeti flep cerrahisi, başka bir işlem olan kemik cerrahisi ile birlikte de uygulanabilir.

Hazırlık

Öncelikle, dişler etrafındaki tüm plak ve diş taşları uzaklaştırılır ve ağız hijyeni iyileştirilir. diş hekiminiz ya da periodontistiniz genel sağlığınızın ya da kullanıyor olduğunuz ilaçların cerrahi işlem yapılmasına izin verip vermediğini kontrol eder.

 

Uygulama Nasıl Yapılır?

Bölge öncelikle lokal anestezi ile uyuşturulur. Dişetleri bir el alet yardımı ile dişlerden ayrılır. Böylece periodontist köklere ve dişi destekleyen kemik dokusuna direkt olarak ulaşabilir. Sonra enfekte dokular dişler arsından ve kemikteki deliklerden (defektler) uzaklaştırılır. diştaşı temizliği ve kök yüzeyi düzleştirme işlemleri uygulanır. Kemikte defektler mevcutsa, kemikler yeniden şekillendirilerek düzeltilebilirler. Bu işlem sırasında kemik köşeleri, Er:YAG laser ya da döner aletler kullanılarak yumuşatılabilir.

Bu işlemlerden sonra, dişetleri yeniden dişler üzerindeki yerlerine yerleştirilerek dikişler ile sabitlenir. Cerrahi alan dişetlerini koruyucu bandaj ile örtülenir.

Tedavi Sonrasında Yapılması Gerekenler

İşlemden sonra, az da olsa rahatsızlık hissetmek mümkündür. Periodontist tarafından reçete edilen ağrı kesiciler işlemden sonra kullanılabilir. Bu sizi rahat ettirecektir.

Cerrahi uygulanan alan iyileşirken bu alanın olabildiğince temiz tutulması çok önemlidir. Geri kalan alanlardaki dişlerinizi fırçalamaya ve diş ipi kullanmaya devam etmeniz gerekmektedir. Periodontal bandaj cerrahi alanın korunması için kullanıldıysa, plağın yumuşak bir biçimde dişlerden uzaklaştırılması sağlanmalıdır. Periodontal cerrahi sonrasında genellikle klorheksidinli antimikrobiyal ağız gargaraları reçete edilir. Bu gargaralar plağın kaldırılmasını sağlamaz ancak bakterilerin ölmesine ve ağızdaki iyileşmeye yardımcı olur.

Az miktarda şişlik oluşabilir. Bunu önleyebilmek için tedavi edilen alana ağız dışından (yüzden) buz kompresi uygulanarak önlenebilir. Enfeksiyonun önlenmesi için, antibiyotikler reçete edilebilir. Tedavi edilen alan 7-10 içinde periodontist tarafından kontrol edilir.

Riskleri Nelerdir?

Cerrahi sonrasında az miktarda kanama ve şişlik görülebilir. Aynı zamanda enfeksiyon gelişme riski de mevcuttur. Cerrahi müdahale yapılan alanda zaman geçtikçe dişeti çekilmeleri görülebilir. Tedavi edilen dişler sıcak ve soğuğa karşı daha hassas hale gelebilir. Aynı zamanda tedavi edilen alandaki kök yüzeyi çürükleri daha fazla gelişme gösterebilir.

Periodontal Hastalık Nedir?

Periodontal hastalıklar dişeti ve dişleri destekleyen diğer dokuları etkileyen iltihabi hastalıklardır. Erişkinlerde diş kayıplarının % 70inden periodontal hastalıklar sorumludur. Bu hastalıklar erken dönemde teşhis edildiklerinde kolay ve başarılı bir şekilde tedavi edilebilirler. Dişeti hastalıklarının önlenmesi veya tedavisi; doğal dişlerin korunması daha rahat çiğnemenin ve daha iyi bir sindirimin sağlanması gibi diğer faydaları da beraberinde getirir. Periodontal hastalıklar dişeti iltihabı (gingivitis) ile başlar. Yani, gingivitis periodontal hastalığın erken dönemidir. Bu dönemde dişetleri kanamalı, kırmızı ve hacim olarak büyümüştür. Erken dönemde çok fazla rahatsızlık vermeyebilir. Tedavi edilmezse hastalık periodintitise ilerleyerek dişeti ve dişleri destekleyen alveol kemiğinde geriyi dönüşsüz hasar oluşturabilir.

Periodontitis periodontal hastalıkların daha ilerlemiş bir safhasıdır. Dişleri destekleyen dokularla birlikte alveol kemiğinde hasar oluşur. Diş-dişeti arasında periodontal cep varlığı enfeksiyonun yerleşimini ve hastalığın ilerlemesini kolaylaştırır. Hastalık ilerledikçe dişler sallanmaya başlar, hatta çekime gidebilir.

Periodontolojinin Önemi Nedir?

Dişleri destekleyen dokularda iltahap ya da periodantal hastalık bulunması ilerleyen hastalıkla beraber dişlerde çürük olmaksızın dişlerin kaybına neden olabilmektedir. Periodontal tedavi diş hekimliğinde temel tedavidir. Hastaların kendi oral hijyenlerini sağlayabilmesini hedef alır. Halk arasında diş etim kanıyor, dişlerim yaşım ilerledikçe yer değiştiriyor, diş etlerim çekiliyor, dişlerim sallanmaya başladı gibi şikayetlerin uzman bir periodontolog tarafından muayene edilmesi gerekmektedir.

Diş etlerimin rengi değişti. Dişlerimin arasında ki diş etlerim çekildi gibi sorunlar periodontoloji bilim dalının incelediği konular arasındadır.

Ayrıca herhangi bir protez yapımında önce (porselen kuronlar hareketli protezler implant uygulamaları) periodontolog (diş eti hastalıkları uzmanının) muayenesinden geçmesi protezin ömrünü uzattığı yapılan çalışmalarda gösterilmiştir. Bunun anlamı dişleri destekleyen dokuların sağlıklı olmaması demek bir binanın temelinin sağlam olmaması anlamına gelir. Temel sağlam olmayan bir bina çok sağlam olamayacağı gibi periodontolog muayenesinden geçmeyen dişlerin üzerine yapılacak olan protezlerde çok uzun ömürlü olmamaktadır.

Dişeti Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Dişeti hastalığının pek çok bulgusu vardır; diş fırçalama sırasında kanayan dişetleri kırmızı şiş ve hassas dişetleri dişlerden kolaylıkla ayrılabilen, uzaklaşan dişetleri, dişler ve dişetleri arasında iltihabi akıntı sallanan veya giderek birbirinden uzaklaşan dişler (dişler arasında aralıkların oluşması veya mevcut aralıkların artması) ısırma sırasında alt ve üst dişler arasındaki ilişkilerin değişmesi bölümlü protez uyumundaki değişiklik, bozulma. Sürekli kötü ağız kokusu.

Bununla beraber periodontal hastalık hiçbir bulgu vermeden de ileri safhalara ulaşabilir. Bu nedenle düzenli aralıklarla diş hekimine gitmek son derece önemlidir.

Dişeti Hastalığının Nedeni Nedir?

Dişeti hastalığının en önemli nedeni bakteriyel diş plağı adı verilen, dişler üzerinde biriken yapışkan ve renksiz film tabakasıdır. Günlük fırçalama ve diş ipliği kullanımı ile diş plağının uzaklaştırılması sağlıklı bir ağız için temel gereksinimdir. Eğer plak etkin bir şekilde dişlerden uzaklaştırılmazsa diş taşı veya tartar olarak bilinen düzensiz yüzeyli ve geçirgen bir yapıya dönüşür. Plaktaki bakteriler tarafından salınan zararlı ürünler dişetinde irritasyona neden olur. Bu ürünler nedeniyle dişetini dişe sıkıca bağlayan lifler yıkıma uğrar, dişeti dişten uzaklaşır ve periodontal cep oluşur. Böylece bakteri ve ürünlerin daha derin dokulara ilerlemesi kolaylaşır. Hastalık ilerledikçe cep derinleşir bakteriler daha derine; kemiğe kadar ilerler ve dişi destekleyen alveol kemiğinde de yıkım başlar. Hastalık tedavi edilmeden bırakılırsa sonunda dişler sallanır ve çekimleri bile gerekebilir.

Dişeti Hastalığı Nasıl Önlenir?

Periodontal hastalığın önlenmesinde en önemli görev kişinin kendisine düşmektedir. Dişleri sağlıklı bir durumda sürdürmek için, günlük ağız bakımı işlemleri ile (diş fırçalama ve diş ipliği kullanma) bakteriyel diş plağının uzaklaştırılması gerekmektedir. Diş hekimine düzenli aralıklarla gidilmesi de aynı derecede önemlidir. Günlük ağız bakımı işlemleri diş taşı oluşumunu en az düzeye indirebilir, ancak tamamen önleyemeyebilir. Diş fırçası, diş ipliği veya diğer temizlik araçları ile ulaşılmayan bölgelerin bir diş hekimi tarafından değerlendirilmesi mevcut diş plağı ve /veya diş taşının uzaklaştırılması açısından gereklidir.

 
siniflarimiz acil_durum_eylem_plani insan_kaynaklari tavsiye_edin oneri_talep dokumanlar sss iletisim
Polikliniğimiz Doktorun Makaleleri Çalışma Arkadaşlarımız Randevuya Gelirken Öneri / Talep Dökümanlar S.S.S İletişim / Ulaşım
 
     
Dental Turizm ›
Online Kayıt ›
 
Site içerisinde bulunan bilgiler destek sağlamak içindir. Hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi, tanı ve teşhis koyması yerine geçmez. Bu bilgiler hastalıkların tanı ve tedavisinde kullanılmamalıdır.