Çalışma Arkadaşlarımız ›
Vizyon & Misyon ›
Sterilizasyon & Dezenfektasyon ›
Randevuya Gelirken ›
emident_logo dental_turizm
telefon
slogan
Duyurular
 

Emident
Yeni Web Sitesi İle Yayında...

 

Kliniğimiz İSO 9001:2008 Belgelidir.

 
  Sık Sorulan Sorular
 

İmplant Nedir?

Diş Beyazlatma Nasıl Yapılır?

Zirkonyum Diş Nedir?

Bebeğimin Ağız-Diş Bakımı

  Anlaşmalı Kurumlar
 

Tuskon Üyeleri

Marifed Üyeleri

Bişad Üyeleri

İTO Üyeleri

Akbank Çalışan ve Emeklileri

Halkbank

Ziraat Bankası

Finansbank

İşbankası

Yapikredi

Kuveytturk

Türkfinans Katılım Bankası

BankAsya

Aksigorta

THY

Şişli Belediyesi

TBMM

TOBB

Fatih Kolejleri

Fusem

Fatih üniversitesi

Bilgi Üniversitesi

Ufuk Kolejleri

Doğa Kolejleri

Boğazhisar Koleji

Tuzder

Kimse Yokmu Derneği

Yıldız Teknik Üniversitesi

İstanbul Teknik Üniversitesi

BJK koleji

Özel sağlık sigortaları ...

 
  Emident TV



 
videolar
 
       
facebook twitter youtube likedin likedin

Pedodonti ve Çocuk

Diş kliniklerimizin Pedodonti (Çocuk dişleri) bölümü, doğumdan ergenlik çağına kadar süregelen ve yaşamın büyüme ve gelişim bakımından çok önemli bir kesitinde yer alan 0-14 yaş arası bebek, çocuk ve gençlerin ağız ve diş sağlığını koruyup takip eden bölümdür.

Pedodonti bölümünde Pedodontistler (Çocuk Diş Hekimleri), çocukların fiziksel ve duygusal gelişimlerine göre psikolojik yaklaşımda bulunarak tüm bebek, çocuk ve gençlerin tam ağız muayenelerini ve her türlü tedavi ve koruyucu uygulamalarını gerçekleştirmektedirler.

Son yıllarda çürük sıklığı konusunda yapılan araştırmalara göre; çocuklarda çürük sıklığının, hem süt dişlenme (2-6 yaş arası) döneminde hem de karışık dişlenme (7-12 yaş arası) döneminde %90'lara ulaştığı görülmektedir. Bu nedenle, çocuğun gelecekteki ağız ve diş sağlığını ve en önemlisi genel sağlığını da koruyabilmek için çürükten koruyucu yöntemlerin uygulanması büyük önem taşımaktadır. Çocuk diş hekimleri, çocuğun diş ve yaş gelişimine göre doğru zamanda bu koruyucu uygulamaları yaparak çocukların ağız ve diş sağlıklarını olduğu kadar genel sağlıklarını da önemli ölçüde etkileyen diş çürüklerinden korumuş olurlar. Bu nedenle 1 yaşından itibaren çocuğunuzun ilk ağız ve diş muayenesini yaptırıp çocuk diş hekiminizin belirleyeceği aralıklarda (4-6 ayda 1) ağız ve diş kontrolleri ile bakımını yaptırarak çocuğunuzu diş çürüklerinden tamamen korumuş olursunuz.


BEBEKLERDE DİŞ BAKIMI
Düzenli temizlik bebeğin dişlerinin sürmesinden önce başlar. Dişetleri ve yeni sürmeye başlamış dişler üzerinde oluşan bakteri birikintileri mutlaka temizlenmelidir. Çünkü bu bakteriler gıda artıkları ile etkileşip asit salgılar ve dişlerin çürümesine neden olurlar. Bunun için anne, temiz bir gazlı bezi işaret parmağına dolayarak veya eczanelerde satılan yumuşak parmak fırça yardımıyla diş ve dişeti üzerindeki plağı temizleyebilir. Ancak sadece bu tabakayı kaldıracak kadar basınç uygulamaya dikkat edilmelidir. Fazla bir basınç uygulanması bebeğin rahatsız olmasına ve bu nedenle uygulama sırasında ağlamasına neden olabilir. Eğer doğru bir basınçta uygulanırsa masaj etkisi yaratacağından temizliğin yanısıra bebeğin rahatlamasını da sağlayacaktır.
Bu temizleme işlemi, beslenmenin daha sık olduğu ilk 1 yaş döneminde her beslenme sonrasında yapılmalıdır. Bu sayede bebeğin ilk dişleri temiz bir ortamda sürmüş olur. 1 yaşından sonra kahvaltıdan ve akşam yemeğinden sonra olmak üzere günde en az iki kez yapılması yeterlidir. Bebeklerin ilk olarak alt ön bölgedeki keser dişleri sürmeye başlar. İlk keser dişin sürmesi tamamlandıktan hemen sonra bebeğin bir fırçası olmalı ve dişler fırçalanmaya başlanmalıdır. Bu ilk dönemlerde fırça macunsuz olarak kullanılmalıdır. 3,5-4 yaşına kadar çocuklarda tükürme refleksi tam olarak gelişmediğinden diş macunu kullanımı uygun değildir. Ancak bazı durumlarda, özellikle biberon çürüğü denilen erken dönem çocukluk çağı çürüklerinin başlaması söz konusuysa bazı özel diş macunlarının kullanımı önerilebilmektedir. Bu önerilen diş macunları kesinlikle marketlerde satılan standart çocuk diş macunları değildir. İçerisinde fluorid olmayan özel diş macunları önerilir. Ancak bu duruma mutlaka bir pedodontist (çocuk dişleri uzmanı) karar vermeli ve çürük başlangıçlarının takibini de yine pedodontistiniz yapmalıdır.



İLK DİŞ MUAYENESİ

Günümüzde birçok erişkinde karşılaştığımız "Diş Hekimi Korkusu" nun çocuğunuzda gelişmemesi için ilk diş hekimi muayenesinin yapıldığı zaman ve yapan diş hekimi büyük önem taşımaktadır. Çocuklarda ilk diş hekimi muayenesinin, ilk süt dişi sürmesini takiben (1 yaş döneminde) ve mutlaka Çocuk Dişleri Uzmanı tarafından yapılması önerilmektedir.
5 yıllık diş hekimliği eğitimi üzerine 4 yıl çocuk diş hekimliği eğitimi alan pedodontistler; çocuğun fiziksel ve duygusal gelişimlerine göre, uygun psikolojik yaklaşımla çocuğun ağız ve diş sağlığı muayenesini ve gerekli tedavileri gerçekleştirirler. Düzenli olarak, en geç 6 ayda 1 devam edilen kontroller sayesinde hem çocuklar diş çürüğü gelişiminden hem de diş hekimliği korkusu gelişiminden korunmuş olmaktadırlar.
İlk diş hekimi ziyaretinin bu kadar erken başlamasının en önemli nedeni bebeklik döneminde dişlerin nasıl temizlenmesi gerektiğini anne-babalara gösterebilmektir. Ayrıca beslenme alışkanlıklarının da nasıl olması gerektiği konusunda bilgi vererek çocuklarda sıklıkla karşılaştığımız halk arasında biberon çürüğü olarak bilinen erken dönem çocukluk çağı çürüklerinden korunmaya çalışmaktır.

DİŞ ÇÜRÜĞÜNDEN KORUMA
Çocuklarda çürükten korunmadaki en etkin yöntem dişlerin düzenli ve doğru bir şekilde günde en az iki kez fırçalanmasıdır. Bunun dışında çürük gelişimin önlenmesinde çok etkili olan bazı koruyucu uygulamalar vardır.
Genç süt ve sürekli dişler, asit ataklarına karşı daha duyarlıdırlar. Ayrıca bu dişlerin yapısı da erişkin dişlerindekine göre daha geçirgendir. Bu nedenle dişleri yeni süren çocuklarda diş çürüğü daha kolay oluşur ve oluşan çürük de daha hızlı ilerler. Yapılan araştırmalar oluşan her 5 çürük lezyonundan 4'ünün arka azı dişlerin çiğneyici yüzeylerinde oluştuğunu göstermektedir. Bunun nedeni bu dişlerin yüzeylerindeki derin girintilerdir. Fırça kıllarının bu derin girintilerin tabanına kadar ulaşıp bu bölgeleri temizlemesi oldukça güçtür. Bu nedenle çocuklarda çürüğün en çok oluştuğu azı dişlerinin çiğneyici yüzeylerine halk arasında "Diş Ojesi" olarak bilinen "Fissür Örtücü" uygulamalarının ve tüm diş yüzeylerinin çürükten korunmasında önemli rol oynayan "Yüzeyel Fluorid Uygulamaları" nın yapılması büyük önem taşımaktadır.
Fissür örtücüler bir kez uygulanır, tekrarlanmalarına gerek yoktur. Ancak düzenli olarak (6 ayda 1) kontrol edilmeleri gerekir. Ayrıca dişlerin tüm yüzeylerine uygulanan yüzeyel fluorid uygulamalarının 4-6 ayda 1 tekrar edilmesiyle asit ataklarının önüne geçilebilmekte ve ağız ortamında sürekli bir fluorid salınımının olması sağlanmaktadır. 3,5 yaşından sonra çürükten koruyucu etkisi bilimsel olarak kanıtlanmış bu uygulamaların yapılması ve düzenli aralıklarla kontrol edilmeleri sayesinde çocuğunuzu diş çürüğü oluşumundan sürekli olarak korumanız mümkündür.
Burada önemli olan her çocuğun kendi diş yapısı, tükürük yapısı ve beslenme alışkanlıklarına uygun olan çürükten koruyucu uygulamaların belirlenerek uygulanması ve yine çocuğa özel olarak belirlenen aralıklarda düzenli olarak kontrollerinin yapılmasıdır.

İLK DİŞ TEDAVİSİ
Çocuklarda diş tedavisi yapılmasının gerekmesi her ailenin korkulu rüyasıdır. Ancak bu durum aslında tahmin edildiği gibi zor veya imkansız değildir. Sadece bazı önemli konulara dikkat etmek gerekir. Burada ailenin rolü çok önemlidir. Anne baba ne kadar rahat olursa çocuk da bu ilk deneyimini o kadar kolay atlatır.
Dikkat edilmesi gerekenler;
Çocuğunuza Acıtmayacak demeyin…
Çocuğa acıtmayacak derseniz çocuğun aklına ağrı hissini getirmiş olursunuz. Diş hekiminin dişlerine bakmaktan başka hiçbir şey yapmayacağı konusunda çocuğunuza söz vermeyin. Bırakın çocuk, hekimini dinleyerek kendi izlenimleri ve hissettikleriyle üstesinden gelsin. Ayrıca çocuğunuzu diş hekimine götürürken kendi endişelerinizden dolayı muayene sonrası için çocuğunuza oyuncak, dondurma veya benzeri ödüller için söz vermeniz, onun farklı ve zor bir şeyle karşı karşıya olduğunu hissetmesine neden olur. Çocuğunuzun sizin korku ve endişelerinizi hissetmeden diş hekimine gelmesini sağlamalısınız.
Çocuğunuzda diş çürüğü oluşumunu görür görmez pedodontistinize başvurun
Oluşan diş çürüğüne ne kadar erken dönemde müdahale edilirse işlem o kadar kısa ve kolay olacaktır. Bu nedenle diş üzerinde görülen her değişiklik durumunda pedodontiste muayene olmanızda büyük fayda vardır.

BİBERON ÇÜRÜĞÜ


Biberon Çürüğünün Ne Olduğunu Biliyor musunuz?
Ülkemizde erken çocukluk döneminde yaygın olarak gördüğümüz biberon çürüğü, birçok toplumda olduğu gibi, bizim toplumumuzda da yanlış beslenme alışkanlıklarına bağlı, oldukça ciddi sonuçlar doğurabilen ve erken yaşlarda görüldüğü için tedavisi de güç olan bir enfeksiyon hastalığıdır.
Tüm enfeksiyon hastalıklarında olduğu gibi, diş çürüklerine de mikroplar neden olmaktadır. Günümüzde bu mikroplar doğumdan sonra anneden çocuğa geçebilmekte ve eğer doğru beslenme ve doğru bakım sağlanmazsa erken çocukluk dönemi çürüklerinin ya da yaygın bilinen adı ile biberon çürüklerinin görülmesi kaçınılmaz olmaktadır.

Biberon Çürükleri Nasıl Oluşur?
Bebekler, doğumlarını izleyen altıncı aydan sonra ilk süt dişlerinin ağızda belirmesi ile birlikte katı beslenmeye geçerler. Ancak bu dönemde süte de gereksinim duydukları için, biberonla süt içerler. Özellikle gece uyumadan önce biberonla içilen sütün bebeğin uyumasını kolaylaştırdığı bilinmektedir. Bazı aileler besleyici değerini arttırmak, ya da çocuğun sakinleşmesini kolaylaştırmak amacı ile süte bal, pekmez ya da şeker gibi tatlandırıcılar katarlar. Ağızda dişler sürdükten sonra uzun süre devam ettirilen gece beslenmesi "biberon çürüğü" adı verilen yaygın diş çürüklerine neden olmaktadır.
Biberonla verilen süt, uykuya geçildikten sonra dişlerin üzerinde birikmektedir. Uyku sırasında tükürük salgısı da azaldığından dişler temizlenememekte ve ağızda daha önceden varolan çürük yapıcı mikropların asit oluşturmasına elverişli ortam meydana gelmektedir. Bu asitler diş minesinin mineral yapısını bozarak, önce tebeşirimsi beyaz renkte lekelerin görülmesine, daha sonra da biberon çürüğü olarak tanımlanan sarı kahverengi renkte çürük tipinin oluşmasına neden olmaktadır. Bu çürükler önce üst çenedeki kesici dişlerin ön yüzlerinde başlar, daha sonra diğer dişlere yayılır. Tüm süt dişlerinin bu tür çürükten etkilendiği olgularla ülkemizde sıklıkla karşılaşılmaktadır.
Unutulmamalıdır ki, içine bal, pekmez ya da şeker katılmasa da süt doğal bir şeker olan laktoz içerdiğinden, tek başına da çürük yapıcı etkiler gösterebilmektedir. Bu nedenle anne sütünün dişler sürdükten sonra verilmeye devam edilmesi de aynı tür çürüğe neden olmaktadır.
Bunun dışında, sütün yanı sıra meyve sularının da biberonla verilmesi, bebeğin sakinleştirilmesi için yalancı memenin bala ya da reçele batırılması da aynı tür erken çocukluk dönemi çürüklerine neden olmaktadır.

Biberon Çürükleri Nelere Yol Açar?
Biberon çürüklerini oluşturan mikropların zararlı etkileri çürük yolu ile dişin kökünde bulunan sinirine iletilir ve diş iltihaplanır. Bu enfeksiyon çocuğun ağrı duymasına, huzursuzlanmasına, düzenli uyku uyuyamamasına ve beslenememesine yol açar. Bunun yanında süt dişi kökünün çevresinde bulunan iltihap altta gelişmekte olan sürekli dişe de zarar verir. Gelişen dişlerde şekil ve renk bozuklukları oluşur.
Çocuk çok erken dönemde hiç hazır olmadığı tedavi biçimleri ile (kanal tedavisi, dolgu, çekim gibi…) karşılaşır ve bu tedavilerin gerçekleştirilmesi hem hekim hem de aile için oldukça güç olmaktadır.
Özellikle üst çenedeki kesici dişlerden başlayan biberon çürüğü, bu dişlerde madde kayıplarına yol açtığından, çocuğun konuşmasında ve estetik görünümünde de bozulmalara yol açar. Tüm bu yaşadıkları çocuğun psikolojisini derinden etkiler!

Biberon Çürükleri Nasıl Önlenir?
•    - Bebeğin ağzında biberonla uyumasına izin verilmemelidir.
•    - Biberonla süt içtikten sonra mutlaka su içmesi sağlanmalıdır.
•    - İşaret parmağına sarılan ıslatılmış bir tülbent ile dişler temizlenmelidir.
•    - Bir yaşından sonra gece beslenmesi bırakılmalıdır.
•    - Bebek bir yaşından itibaren düzenli olarak diş hekimine muayeneye götürülmelidir.
•    - Dişler üzerinde yapışıp kalan, karbonhidrat ağırlıklı beslenme yerine sebze ve meyve ağırlıklı, lifli besinler tercih edilmelidir.
•    - 2-3 yaşına kadar yutma refleksi kontrol edilemediğinden fluoridsiz diş macunu ve küçük başlı, yumuşak kıllı bir diş fırçası ile dişler anne ya da baba tarafından günde iki kez fırçalanmalıdır.
 
Biberon Çürükleri Tedavi Edilebilir mi?
Biberon çürüklerinin tedavisi, çocuğun yaşının küçük olması nedeni ile zor olmakla birlikte, çocuk diş hekimliği uzmanları tarafından ve ailelerin yardımı ile gerçekleştirilebilmektedir. Genellikle diş hekimi koltuğunda anne ya da babanın kucağında tedavi edilen çocuk, kısa süren ve olabildiğince ağrısız geçirilen seanslarla sağlıklı dişlere kavuşabilmektedir. Çürükler ağızda yaygın ve çok sayıda ise ve çocuğun kooperasyonu sağlanamıyor ise tedavilerin bir anestezi uzmanı eşliğinde genel anestezi altında gerçekleştirilmesi de gerekebilmektedir.
Tedaviler çürüklerin temizlenmesi, enfeksiyon ilerlemiş ise sinir tedavilerinin yapılması ve olay çok ilerledi ise dişin çekilmesi ile sağlanmaktadır. Başlangıç düzeyindeki çürüklerin ilerlemesi, beslenmenin kontrol altına alınması, yanlış alışkanlığın durdurulması ve çürük önleyici yöntemler ile önlenebilmektedir.

OKUL ÖNCESİ ÇOCUK
Okul öncesi dönem olarak adlandırdığımız 0-6 yaş arasındaki çocuklarda 20 adet süt dişi bulunmaktadır. Süt dişleri, bu dönemde mutlaka anne-babalar tarafından temizlenmeli ancak aynı zamanda çocuklara diş fırçalama alışkanlığının da bu dönemde kazandırılması gerekmektedir. Süt dişlerinin sağlıklı olması en az sürekli dişler kadar önemlidir. Süt dişlerinin nasıl olsa düşecekleri düşünülüp oluşan çürüklerin tedavi ettirilmemesi bu dişlerin vaktinden önce kaybedilmesine yol açabilir.
Bu da sürekli dişlerin diziliminin bozulmasına ve çocuğun belki de hiç ihtiyacı olmayacakken ortodontik tedavi (tel tedavisi) gereksinime neden olabilir. Tedavi edilmeyip uzun süre ağızda kalan çürük süt dişlerinin kök ucunda oluşan iltihap, çocuğun genel sağlığını etkileyebileceği gibi süt dişinin altında bulunan sürekli diş germine de zarar verebilir.
Çocuklarda diş fırçalama alışkanlığının gelişebilmesi için okul öncesi dönemde bu konuya özen göstermek gerekir. İlk diş ağızda görünmeye başladıktan sonra her sabah kahvaltıdan sonra ve akşamları yatmadan önce dişlerinin fırçalanmasına alışan bir çocuk, okul döneminde de aynı alışkanlığa kendiliğinden sahip olacaktır. Çocuklarda diş fırçalama aynı zamanda el gelişimleri açısından da önemlidir. Bu nedenle anne-babalar, önce çocuklarının kendilerinin dişlerini fırçalamasına izin vermeli, son fırçalamayı ise beraberce bitiriyor olmalıdırlar. Yapılan çalışmalar çocukların doğru bir diş fırçalaması yapabilmeleri için el gelişimlerinin yaklaşık 7-8 yaş civarında tamamlanabildiğini göstermektedir. Bu nedenle anne-babaların bu yaşa kadar çocuklarının diş fırçalamasında etkin rol oynamaları gerekir. 



OKUL DÖNEMİ ÇOCUK

Okul döneminde her şey bir düzene giriyor. Sabah kalkma saatinden kahvaltı etme, akşam yemeği ve yatağa gidiş zamanına kadar herşeyin zamanı hemen hemen belli. Bu sayede okul döneminde diş çürüklerinden korunma çok daha kolay oluyor. Çünkü her gün belli saatte kahvaltı eden ve yemek yiyen bir çocuğun diş çürüğünün başlıca nedenlerinden olan ara öğün tüketim sıklığı çok daha az olur.

Ayrıca sabahları servise yetişmek zorunda olmaları, akşam da ödevleri bitirip erkenden yatağa gitmeleri gerektiğinden yemek yeme süreleri de daha kısa olmaktadır. Bu da yiyeceklerin dişle temas süresinin azalmasını sağlar. Bilindiği gibi çocuklar sofradan kalkıp gidip gelerek yemek yemeyi veya televizyon izlerken çok uzun süre yiyecekleri ağızda tutmayı severler. Diş çürüğü oluşumunda büyük etkisi olan bu durumla okul döneminde daha az karşılaşıyoruz. Tabii burada öğün sonralarında diş fırçalama çok önemli. Sabah kahvaltı sonrası ve akşam yemek sonrasında düzenli ve doğru bir yöntemle dişler fırçalandığı sürece diş çürüğü oluşumunun önüne geçmek kesinlikle mümkün olabilmektedir.

Sabah kahvaltıda mutlaka pekmez, bal, kakaolu veya sade süt gibi çürük yapıcı gıdalar sıklıkla tüketilir. Tüm gün dişler üzerinde kalan bu gıdaların artıkları kısa sürede çürük oluşumuna neden olabilmektedir. Bu nedenle okul döneminde sabah trafiği evde ne kadar yoğun olursa olsun kahvaltı sonrasında dişler mutlaka fırçalanarak evden çıkılmalıdır. Bazı çocuklar kahvaltısını okulda yaptığı için sabah evden çıkarken diş fırçalamasına gerek olmadığı düşünülür. Ancak gece boyunca diş üzerinde biriken plağın dişlerin fırçalanmasıyla uzaklaştırılması sayesinde sonradan okulda yapılan kahvaltıda karbonhidratla plak diş yüzeyinde birleşemeyeceği için çürük oluşum riski azalmış olmaktadır. Ayrıca sabahları dişlerin fırçalanması mutlaka geliştirilmesi gereken bir alışkanlık olduğundan kahvaltı yapsın ya da yapmasın dişlerini fırçalamaya bu dönemde alışan bir çocuk, bu alışkanlığını ömür boyu devam ettirecektir.

Akşam yemeğinden sonra da dişlerin fırçalanması çok önemlidir. Okul döneminde akşamları erken yatıldığından akşam yemeğinin yenilmesi, ödevlerin yapılması, ertesi güne okul çantasının hazırlanması derken çoğu zaman diş fırçalamaya vakit bulunamaz. Ancak dişler fırçalanmadığında sabaha kadar diş yüzeyinde kalan yiyecek artıkları, uyku sırasında tükürük akışı da çok azaldığından çürük oluşumunu hızlandırmaktadır. Sadece 2 dakikamızı alacak olan diş fırçalama yapılmadığında, oluşan diş çürüklerinin tedavisi için birçok saatin diş hekimi koltuğunda geçirilmesi gerekebiliyor. Gece boyunca diş çürüğünün oluşmaması için sadece yatmadan hemen önce dişlerin fırçalanması yeterli olmaz. Dikkat edilmesi gereken birkaç önemli nokta daha vardır:

Gece yatmadan önce süt içme alışkanlığı olan çocuklarda içilen sütün dişler fırçalansa bile tamamen diş yüzeyinden uzaklaştırılması zordur. Bu nedenle sütün yatmadan en az 1 saat önce içilmesi ve dişlerin sütü içtikten sonra fırçalanması gerekir. Hatta mümkünse çocuğunuzun süt içme alışkanlığını gündüz saatlerine kaydırıp yatmadan önce içirmemeniz ağız ve diş sağlığı açısından büyük önem taşır.

Okul döneminde grip vb hastalıklara yakalanma riski de yüksektir. Bu nedenle çocuklar, antibiyotik, ateş düşürücü veya vitamin gibi şurupları sıklıkla içmek zorunda kalırlar. Çoğu zaman yapılan hata dişler fırçalanır, pijamalar giyilir ve yatağa girdikten sonra şurup içirilir. Ancak çocuk şuruplarının içerisine içimlerini kolaylaştırmak için çoğu zaman şeker katılmaktadır. Bu nedenle çocuğunuza şurup verdiğinizde şekerli bir meyve suyu vermiş gibi düşünebilirsiniz. Çünkü bu ilaçlar da diş yüzeyinde kaldığında gece boyunca aynı çürük yapıcı etkiyi göstermektedir. Dişler fırçalandıktan sonra sadece su içilebilinir. Bunun dışında içilen ya da yenilen her şeyden sonra yeniden dişlerin fırçalanması gerekir.

Diş çürüklerinin sıklıkla oluştuğu bir diğer önemli zaman da ara öğünlerdir. Ara öğünlerde tüketilen yiyecek ve içecekler çoğunlukla atıştırma tarzında olduğundan diş çürüğü oluşturma riskleri oldukça yüksektir. Genellikle okuldan gelen çocuklara akşamüstü saatlerinde süt veya meyve suyuyla birlikte kurabiye, bisküvi, poğaça gibi yiyecekler verilir. Bu tarz yiyecek ve içeceklerin karbonhidrat ve şeker içerikleri yüksektir ve diş yüzeylerinden uzaklaştırılmaları da oldukça zordur. Ara öğünlerde ağız ve diş sağlığı açısından en çok önerilen yiyecekler, besin değeri de daha yüksek olan peynirli sandviç, yoğurt, taze meyve/sebze, kuru yemiştir.
Çocuklarda diş çürüklerinin tedavi edilmesi hem çocuğu hem de anne-babayı oldukça zorlayan bir durumdur. Ders yoğunluklarının olduğu bu dönemde ağrılı bir diş nedeniyle uykusuz kalan veya tedavisi için okula gidemeyen çocuklarda bozulan düzenin yeniden oluşturulması zaman alabiliyor. Bu nedenle özellikle bu dönemde çürük oluşma riskini en aza indirmek gerekir.

Okul döneminde çocuğunuzda diş çürüğü oluşma riskini en aza indirmek için öneriler:
•    - Çocuğunuzun sabah kahvaltı sonrası ve akşamları yatmadan önce olmak üzere günde en az iki kez dişlerini fırçalamasını sağlayın.
•    - Çocuğunuzun şeker tüketimini sınırlandırın. Şekerli yiyecek ve içecekleri ara öğünlerde vermek yerine ana öğünlerden hemen sonra verip sonrasında dişlerini fırçalamasını sağlayın.
•    - Okulların başladığı bu dönemlerde pedodontistinize (Çocuk Dişleri Uzmanına) giderek çocuğunuzun ağız ve diş sağlığı muayenesini yaptırın. Bu sayede varsa başlangıç durumundaki çürükleri, ağrı yapmadan tedavi edilir ve eğitim döneminde size sıkıntı çıkarmaz.
•    - Çürük oluşumunu önlemek ve dişleri çürük oluşumuna karşı güçlendirmek amacı ile fissür örtücü ve yüzeyel fluorid uygulaması gibi diş çürüğünden koruyucu uygulamaları, okulların başladığı bu dönemde yaptırmanız büyük önem taşır.

DİŞ TRAVMALARI

Çocuklarda diş travmaları, diş çürüklerinden sonra dişlerde meydana gelen en önemli zararları oluşturmaktadır. Çocuklar ve aileleri için de en üzücü durumlardan biri travma nedeniyle çocuğun dişinin kırılması, yerinden çıkması ya da yer değiştirmesidir. Çocuklarda meydana gelen diş travmaları incelendiğinde, her ne kadar birçok kaza yeni yürümeye başlayan çocukların başına gelse de 7-10 yaş arasındaki okul çağı dönemindeki çocukların dişlerinin travma nedeniyle zarara uğrama eğilimlerinin daha fazla olduğu görülmektedir. Süt dişlenme döneminde diş travmalarıyla erkek ve kız çocuklarında hemen hemen aynı oranda karşılaşılırken; okul çağı dönemindeki erkek çocuklarında kız çocuklarına oranla daha fazla travma olgularıyla karşılaşılmaktadır.

 
siniflarimiz acil_durum_eylem_plani insan_kaynaklari tavsiye_edin oneri_talep dokumanlar sss iletisim
Polikliniğimiz Doktorun Makaleleri Çalışma Arkadaşlarımız Randevuya Gelirken Öneri / Talep Dökümanlar S.S.S İletişim / Ulaşım
 
     
Dental Turizm ›
Online Kayıt ›
 
Site içerisinde bulunan bilgiler destek sağlamak içindir. Hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi, tanı ve teşhis koyması yerine geçmez. Bu bilgiler hastalıkların tanı ve tedavisinde kullanılmamalıdır.